Uludağ Zirve
Yoğun sis, güçlü tipi, rüzgâr ve her şeye rağmen sonbaharın en güzel renkleri ile Uludağ Zirve...
Bu kez de olmadı...
İsmail ve İbrahim Hoca'nın Uludağ'a çıkmalarının üzerinden neredeyse bir yıl geçmişken bu kez 2. tırmanış için ben de katılmıştım. Onların tırmanışları güzel bir havada başlamış ama ne yazık ki zirveye geldiklerinde sisten dolayı hiçbir şey göremeden faaliyeti bitirmişler.
Bu kez bismillah diyerek yola koyulduk. Hava parçalı bulutlu gösteriyor buna işaretle biz de umutla gidiyorduk. Yolda geçen senenin deneyimlerini konuştuk. Yürüyüşe başlama noktasında havanın sisli görüntüsü bizi uyardıysa da biz belki hava açar diyerek yürüyüşe başladık. Uludağ çok güzel ormanlara sahip. Sonbaharın da imzasıyla renk cümbüşü sizi karşılıyor. Her yer bir fotoğraf karesi. Ormanın içinde derinlere doğru süzülen sis de ayrı bir güzellik ayrı bir gizem katıyor. Sanki bir film karesi içerisindeyiz. Yürüyüşümüz tempolu bir şekilde ilerliyor sis de bizimle ardı sıra geliyordu. Ormanlık alanın dışına çıkıp artık zirve patikasına geldiğimizde ise sisle beraber güçlü bir rüzgar bizi karşıladı. Gerçekten kuvvetli bir rüzgâr. Ve nihayet zirve. Zirve yine geçen senenin selamı gibiydi. Sisli, tipi ile karışık rüzgârlı... Çok durmadık. Hava gerçekten soğuktu. Rüzgâr da ikiye katlıyordu soğuğun etkisini. İnişe başladık. Başlangıçtan itibaren bizimle olan sis inişe doğru artık peşimizi bıraktı.
Vadinin aşağılarında sisin de kalkmasıyla bizi çok güzel sonbahar manzaraları karşıladı. Orman içlerine doğru ilerledikçe de kartpostallık renklerle bitime doğru ilerledik. Evet, bu kez de manzarayı göremedik. Bir dahakine nasip diyelim. Bekle bizi Uludağ!..
























